sebzeler tahıllardan farklı olarak ne isteyen ürünlerdir
Site De Rencontre Gratuit Dans Le 27. Sebzeler Sebzelerin düzenli şekilde tüketilmesi, sağlıksal açıdan son derece önemlidir. Tüm bitkilerden iyi şekilde yararlanmak ve protein, vitamin ve mineral açısından zengin olan sebze ve meyvelerin tüketimine önem vermek son derece önemlidir. Özellikle vitamin açısından zengin olan sebzelerin zamanında tüketilmesi, birçok sağlık sorununa karşı koruma sağladığı gibi, vücudun daha dirençli olmasını ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar. Yalnızca fizyolojik açıdan değil, zihinsel açıdan büyük öneme sahip olan vitaminlerin düzenli ve yeterli miktarda alınması konusunda dikkatli davranmak son derece önemlidir. Ispanağın Faydaları Yeşil sebzelerin tümünde olduğu gibi, ıspanakta da sağlık üzerinde büyük öneme sahip olan vitamin ve mineraller bol miktarda bulunur. Demir açısından en zengin olan sebzeler arasında yer alan ıspanak, direnci arttırdığı gibi içerdiği C vitamini ile de bağışıklık sisteminin gelişmesine yardım eder. Suda uzun süre bekletilmeden ve uzun süre pişirilmeden tüketilmesi gereken ıspanağın, tazeliğini kaybetmemesine dikkat edilmelidir. Ispanağın faydaları arasında sindirim sistemini düzenleyici etki de bulunur. Patlıcan Neye İyi Gelir A vitamini ve fosfor bakımından zengin olan patlıcan, kansızlığa iyi geldiği gibi, kalp çarpıntısını giderici etkiye de sahiptir. Şeker hastalarının tüketmesi için de oldukça ideal bir besin olan patlıcan, farklı şekillerde hazırlanabilir. Ancak patlıcanın kızartılarak tüketilmesi sağlıksal açıdan yararlı olmayacağı gibi, mide sorunlarına da yol açabilir. Közlenerek ya da haşlanarak, sulu yemek ya da salata olarak hazırlanabilen patlıcanın faydaları arasında; sinirleri yatıştırıcı etkiye sahip olması da yer alır. Patatesin Faydaları Genellikle kilo aldırıcı bir sebze olarak görülen patates, karbonhidrat bakımından oldukça zengindir. Uzmanların salata ya da soğan ile tüketilmesini önerdikleri patatesin, kızartılarak yenmesi kilo almaya neden olacaktır. Bilhassa haşlanarak tüketildiğinde, sindirim rahatsızlıklarına iyi gelen ve kabızlığı önleyen patatesin yararları arasında yüksek enerji verici olması da yer almaktadır. Maydanozun Faydaları Maydanoz, en besleyici ve en faydalı besin maddeleri arasında yer alır. C vitamini ve demir açısından önemli bir besin maddesi olan maydanozun bir tutamı, günlük C vitamini ihtiyacının önemli bölümünü karşılamaktadır. Kan şekeri üzerinde de önemli bir etkiye sahip olan maydanoz, hücre bozunumlarını da önleyerek kansere karşı vücudun korunmasını sağlar. sebzelerin faydaları, şifalı bitkiler ve yararları, en faydalı sebzeler, faydalı sebzeler, faydalı bitkiler resimli, şifalı bitkiler rehberi resimli, faydalı bitkiler ve yararları, sebze ve meyvelerin faydaları, şifalı bitkiler ve faydaları resimli, sebzeler ve faydaları
Anadolu birçok meyve türlerinde olduğu gibi kirazın da en eski kültürünün yapıldığı bir yerdir. Yapılan çalışmalarla kirazın gen merkezinin Transkafkasya, Küçük Asya civarı ve İran olduğu belirlenmiştir. Yabani kirazların yoğun olarak bulunduğu Hazar denizi ile Karadeniz arasındaki bölgenin kirazın Anavatanı olduğu kabul edilmektedir. Memleketimizde de Kuzey Anadolu Dağları ve Doğu Toroslar'da yabani tiplere bol miktarda rastlanmaktadır. Dünyada geniş bir yayılmaya sahip olmakla beraber ticari üretimi bazı ülkelerde yoğunlaşmıştır. Türkiye, Almanya, İtalya, Fransa, Bağımsız Devletler Topluluğunun Avrupa kısmı önemli üretici ülkelerdir. Ülkemiz iklim şartlarına bağlı olarak sonra genellikle ikinci sırada yer almaktadır. Üretim miktarı bakımından dünyada ikinci durumda olmamıza rağmen, üretim kalitesi ve ihracat miktarı bakımından durumumuz istenilen düzeyin çok altındadır. BAHÇE KURULMASI Kiraz yetiştiriciliğinde problemlerin büyük kısmı henüz bahçe kurulurken yapılan hatalara dayanmaktadır. Tek çeşitle bahçe kurulması, genellikle derin dikim verim ve ağaç sağlığını etkilemektedir. Kiraz bahçesi kuruluş aşamasında iyi bir planlama yapılmalı ve ilk yıllarda gerekli kültürel tedbirler ihmal edilmemelidir. Ülkemizde genellikle eski bahçeler tek çeşitle kurulmuştur. Tek çeşitle bahçe kurulması yetersiz döllenme ve/veya hiç döllenmemeye sebep olmaktadır. Hasada yakın dönemde dolu veya yağmur yağışları olursa üreticiler büyük zarar görmektedir. Bu yüzden hiçbir yetiştirici tek çeşitle kiraz bahçesi kurmamalıdır. Her bahçede en azından 4-5 çeşit yer almalı; bu çeşitlerde birbiri ile uyuşur birbirini döller çeşitler olmalıdır. ÇEŞİT SEÇİMİ ve DÖLLENME Kiraz bahçesi kurulurken çeşit seçimine dikkat edilmelidir. Bahçe tek bir çeşitle tesis edilmemeli, tozlayıcı çeşitlerle beraber kurulmalıdır. Tozlayıcı çeşitlerin çiçeklenme zamanlarının ana çeşidin çiçeklenme dönemiyle çakışmasına dikkat edilmelidir. Kiraz çeşitlerinin çoğu kendine kısırdır. Kendine kısırlığın yanı sıra bir de grup uyuşmazlığı söz konusudur. Birkaç çeşit hariç kirazlar kendi kendini dölleyemezler. Dölleyîci çeşit yoksa genellikle her 100 çiçekten 3-5'i meyveye dönüşür. Ekonomik anlamda her 100 çiçeğin 25'inin meyve bağlaması yeterli görülebilir. % 25-40 iyi verim; % 40'dan fazla meyve bağlaması ise mükemmeldir. Uygun şartlarda meyve tutumu % 70-80 olabilmektedir. Dölleyici çeşit seçimi için bazı standart ölçülere uyulması gerekir. Bu ölçüler şöyle sıralanabilir; ? Dölleyici çeşit de iyi bilinen standart bir çeşit olmalıdır. ? Dölleyici çeşit bilimsel çalışmalarla belirlenmiş, ispatlanmış bir çeşit olmalıdır. ? Dölleyici çeşitlerin de ekonomik değeri olmalıdır. ? Dölleyici çeşit bölge şartlarına uygun olmalıdır Pazar durumu vs. ? Bu teknik özelliklerin yanı sıra dölleyici çeşitler çiftçi tarafından sevilen ve benimsenen çeşitler olmalıdır. Ağaç sayısı bakımından genel bir oran olarak dölleyîci sayısı 1 /9 şeklinde düşünülebilir. TİCARİ KİRAZ BAHÇESİ KURMAK İÇİN YER SEÇİMİ Yer ve Yöney Rakımın 1000 m veya daha yüksek olduğu arazilerde güneye bakan yamaçlarda uyanma erken olacağı için;geç ilkbahar donlarından zararlanma görülebilir. Don tabanı oluşturan, etrafı tepelerle çevrili çukur ve taban yerler de uygun değildir. Su tutma kapasitesi yüksek, ağır ve taban yerler de kirazın gençlik kısırlığı dönemini kısalttığı gibi ömrünü de kısaltır. Ağır ve taban yerlerdense, meyilli ve yamaç yerler daha uygundur. Hafif meyilli, hava akımının tatlı bir şekilde rüzgarlara açık olmayan yerler kirazlar için uygundur. Çiftçi hafif meyilli bir araziye sahipse ve birkaç türle bahçe kurmayı düşünüyorsa, drenajı daha iyi olan meyilli yerlere kirazları dikmelidir. İklim Kiraz tam anlamıyla bir ılıman iklim meyvesidir. Yüksek yaz sıcaklarından hoşlanmadığı gibi düşük kış soğuklarından da zarar görür. Aşırı yaz sıcakları genel anlamda bitki gelişimini yavaşlatır. Su sıkıntısı olan yerlerde meyve kalitesini düşürür. Bazı çeşitlerde çift pistil ikiz meyve oluşumunu artırarak pazar değerini düşürür. Düşük sıcaklık zararlanmaları birkaç yönüyle önemlidir. Don derinliğinin fazla işlediği topraklarda doğrudan köklerin donması, dal birleşme noktalarında zararlanma, çiçek gözleri veya çiçeklerin donması, gövde yanma ve yarılmaları belli başlı iklim zararlanmalarıdır. Doğrudan köklerin donması ile dal birleşme noktalarının zararlanması ender rastlanabilecek bir durum ise de bölgenin uzun yıllar ortalamalarına göre minimum sıcaklıklarının bilinmesi riski önleme bakımından önemlidir. Gelişmiş ülkelerde ve büyük bahçelerde don riski otomatik olarak çalışan rüzgar pervaneleri, sisleyici ve dumanlayıcılarla kontrol edilmektedir. Genellikle çiçeklenme dönemindeki don olayı açık ve rüzgarsız gecelerde olacağı için, bazı korunma tedbirleri uygulanabilir. Bahçenin değişik yerlerinde önceden hazırlanan yanık yağ emdirilmiş sap-saman artıkları veya talaş, lastik gibi şeylerin don beklentisi olan gecelerde yakılması bir dereceye kadar korunma sağlar. Kış mevsimi içerisinde - 20 derece; kışın hemen başı ile sonuna doğru ise - 15 derece ekstrem tehlikeli dereceler sayılabilir. Bu derecelerin altındaki soğuklar ağaçlara da zarar verirler. Tomurcuk patlamasından sonraki dönemlerde -5 derecenin iki saat sürmesinin bütün çeşitlerde ekonomik zarar yapacağı beklenilmelidir. Yağışlar Teorik olarak 600 daha fazla yağış alan yerlerde kiraz yetiştiriciliği yapılabilir olarak kabul edilmişse yönelik kaliteli kiraz yetiştiriciliğinde bu ölçü pek bir şey ifade etmez. Kiraz yetiştiriciliğinde yağışın toplam miktarından ziyade .dağılımı önemlidir. Bu yüzden kaliteli kiraz üretimi için sulama gereklidir. Çünkü kalite unsurlarının geliştiği dönem ülkemiz genelinde yağışsız bir dönemdir. "Ben" düşme döneminden önceki yağışlar olumlu etki yaparlar. Çiçeklenme dönemi ite hasada yakın dönemlerdeki yağışların etkisi ise olumsuzdur. Sulanmadan yapılan yetiştiricilikte, meyve tutumundan itibaren "ben" dönemine kadar ki yağış miktarı . sonraki yağış miktarları önem taşır. Kış süresince meydana gelen bol yağışlar kirazın kritik dönemleri için pek anlam ifade etmez. "Ben" döneminden önceki yağışlar o yılın meyve kalitesine; hasattan sonraki yağışlar ise gelecek yılın meyve gözlerinin gelişimine katkıda bulunur. Toprak Kirazlar toprak yönünden seçicidir, iyi drene edilmiş, derin, verimli, havadar, organik madde yönünden zengin topraklar isterler. Nehir ve çay kenarlarındaki alüvyal topraklar ile, dağ ve tepe yamaçlarının eteklerindeki yumuşak ve derin topraklar kiraz yetiştirmeye uygundur. Anaç seçimi de toprak tipi ve yapısıyla doğrudan ilgilidir. İdris veya kuşkirazı anaçlı fidan seçimi gündeme geldiğinde genellikle taban ve sulu yerlere kuşkirazı anaçlı fidan önerilir. Toprağa uygun anaç seçimi bakımından, taşlı-kumlu topraklar ile suyun kısıtlı olduğu veya sulama suyunun bulunmadığı yerlerde idris anacı kullanılabilir. Bahçenin Planlanması Kültürel işlemlerin kolay ve rahat yapılabilmesi, ağaçların güneş ve topraktan eşit yararlanması amacıyla, ağaçlar belli bir düzende dikilirler. Arazinin şekli, eldeki alet- ekipman, toprağın yapısı, ara tanmına ihtiyaç olup olmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurularak; dikdörtgen, kare, satranç, üçgen dikim şekillerinden birisine karar verilir. Dikim Dikim tahtası kullanılarak yapılmalıdır. Dikimden önce, fidanın kökündeki söküm yaraları sağlam yerlerine kadar kesilerek temizlenir. Saçak köklerin de uzun tasımlan kesilerek kısaltılır. Kök tuvaleti kök budaması yapılmadan fidan dikilmemelidir. Aşı noktası dikim tahtasının hemen üstünde olmalıdır. Kökler hafifçe toprağa bastırılır. Üst topraktan atılarak fidanın kökü kapatılır. Kökler kapandığında toprak çiğnenerek sıkıştırılır. Tekrar toprak doldurularak düzlenir ve hafifçe sıkıştırılır. Dikimden sonra can suyu verilmesi tutma miktarına çok etkilidir. Bu yüzden imkan varsa mutlaka can suyu verilmelidir. Can suyu vermekle toprakla köklerin teması sağlanmış olur. Böylece kökler uygun toprak ısısı bulur bulmaz çalışmaya başlarlar. Rüzgarın etkili olduğu yerlerde fidanlar için koruyucu herek dikimi önerilebilir. Şiddetli yağış ve rüzgarlardan sonra^ bahçenin gezilerek kontrol edilmesi, eğilen veya kımıldayan fidanların yeniden düzeltilerek sıkıştırılması gerekebilir. BAHÇENİN BAKIMI Toprak İşleme Toprak işleme genel olarak, toprağın havalandırılması,yabancı ot mücadelesi, gübrelerin toprağa karıştırılması, nemin muhafaza edilmesi, kış yağışlarının faydasını artırmak, sulamadan sonra kaymak tabakasını kırmak, bazı zararlılarla mücadeleye yardımcı olmak amacıyla yapılan bir işlemdir. Toprak işlemeli sistemde, sonbaharda yaprak dökümünden sonra bahçe pullukla sürülür. Bu sürümde amaç derin sürüm değil; yüzlek sürüm olmalıdır. Yaprak artıklarını toprağa karıştırmak ve kiraz sineği larvalarını öldürmek amacıyla önerilir bir işlemedir, işleme derinliği 10-12 cm'yi geçmemelidir. Gübreleme Gübreleme; genel olarak eksikliği duyulan bitki besin elementlerinin bitkilere verilmesidir. Tanımdan da anlaşılacağı gibi sadece toprak uygulamaları yapılacak uygulamalar da gübrelemedir. Gübrelemenin istenilen etkiyi göstermesi için, bazı kurallara uyulması gerekir ? Kullanılacak gübre amaca uygun olmalıdır ? Bitkinin ihtiyacı kadar gübre verilmelidir. ? Gübre usulüne uygun verilmelidir. ? Gübre uygun zamanda verilmelidir. Kirazlarda kimyasal gübreleme titizlik isteyen bir konudur. Toprak ve yaprak analizleriyle beraber, çiftçinin gözlemleri de önemlidir. Sadece bitki gelişmesinin teşvik edilmesine yönelik bir gübreleme, gençlik kısırlığı dönemini uzatarak, azman fakat verimsiz bahçeler meydana getirir. Gübrelemede azot- fosfor- potasyum dengesinin iyi kurulması gerekir. Bu dengenin kurulması, verime yatmada oldukça nazlı davranan kirazlar için diğer meyvelerden daha önemlidir. Sulama Kirazda sulama, fidan dikimindeki "can suyu" ile başlar. Dikim ilkbaharda da yapılsa; sonbaharda da yapılsa can suyu faydalıdır. Kirazlar kuru toprak ve havadan hoşlanmazlar. Buna karşılık topraktaki, aşırı suyu da sevmezler. Bu yüzden ne toprak kupkuru kalmalı; ne de çamur haline getirilmelidir. Salma sulama, özellikle göllendirerek sulama hiç uygun değildir. Sulama esnasında ve sonrasında köklerin oksijensiz kalması önlenmelidir. Ben döneminden itibaren, hasada 4-5 gün kalıncaya kadar kirazlar susuz kalmamalıdır. Bu dönemde toprak devamlı olarak hafifçe nemli tutulabilirse, mükemmel irilik ve kalite elde edilir. Yetişkin ağaçlarda sulama yapılırken, kök boğazı çevresi sulanmamalıdır. Sulama düzeni oluşturulurken, bitki gövdesinden 2-3 metre dışarıdan setler yapılır. Çiftçilerimizin çoğu, zaten setleri bu şekilde hazırlamaktadır. Bu setlerin içi değil dışı sulanmalıdır. Çünkü etkili kök dağılma alanı gövdede değil, taç izdüşümündedir. Gübreleme ve sulamanın taç izdüşümüne yapılması, hem kök yayılmasını teşvik eder, hem de kök boğazını mantari hastalıklardan korur. Hasattan sonra da kirazların sulanmaya ihtiyacı vardır. Budama Ağaçlar için yapılan her şey fizyolojik dengenin daha erken sağlanması, bu ahenk ve dengenin mümkün olduğu kadar uzunca sürdürülmesi amacına yöneliktir. Budama da genel anlamda bu amacın gerçekleşmesi için yapılan çabaların en önemlilerinden birisidir. Işık yoğunluğunu artırmak amacıyla düzenli, kuvvetli ve dengeli taç oluşturmak, asimilasyonu artırmak amacıyla bazı dallan uzun bırakmak veya hiç kesmemek dar açılan genişletmek, zayıf büyüyen dalların açılarını daraltmak, fazla dalların bir kısmını seyreltmek, diğer dallan eğmek-bükmek fizyolojik denge kurulmasını hızlandıracak tedbirler olarak uygulanabilir. Sürgün oluşumunun azaldığı ileri dönemlerde ise, dallan kısa kesmek, açılan genişlemiş dalların açılannı düzeltmek, meyve gözü ve dal seyreltmesi yapmak, düzenli azotlu gübre kullanmak gerekebilir. Budama, meyve ağaçlarının düzgün ve kuvvetli bir taç oluşturmalarını sağlamak, verim çağında uzun kalmalarını temin etmek, kuvvetten düşmüş ağaçlan yeniden güçlendirerek bir süre daha yüksek kaliteli meyve vermelerini sağlamaktır. Budama sadece makasla dal kesimi gibi düşünülmemelidir. Dalların açılarının düzeltilmesi, eğilmesi, bükülmesi gibi uygulamalar da budamadır. Dal kesimi şeklindeki uygulamalar erken ilkbaharda yapılabilirler. Yaz budaması, ağaçların şekillendirilme yıllarında mutlaka yapılması gereken teknik bir uygulamadır. Yaz budamaları yapılmadan iyi bir taç oluşumunun sağlanması zor olduğu kısırlığı devresinin kısaltılması da hemen hemen imkansızdır. Sürgünlerin yeşilden odunlaşmaya başladığı günlerde da seçimi, eğme, bükme, uç alımı ve gerekliyse dal seyreltme şeklinde yapılmalıdır. Çok erken veya çok geç yapılmamalıdır. Bakteriyel kanser vb. hastalıkların bulaşma ve yayılmasını önlemek amacıyla budamada kullanılan makas ve testereler çok sık alarak temizlenmelidir. Pratik olarak bir ağaçtan öbür ağaca geçerken mutlaka temizlenmelidir. Bu maksatla dezenfektanlar kullanılabildiği gibi, çamaşır suyu da sulandırılarak kullanılabilir. Bir ölçü çamaşır suyuna 3-4 ölçü su eklenerek basit bir temizleme karışımı elde edilebilir. Kirazlar kalın ve zamansız dal kesimlerinden hoşlanmazlar. Bu yüzden dikimden sonraki birkaç yılda taç oluşturulmalı, daha sonra mecbur kalınmadıkça kalın dal kesiminden kaçınılmalıdır. Mecburen kalın dal kesilecekse, budama mevsimi içinde kesilmeli, kesim yeri aşı macunuyla kapatılmalıdır. Hasat esnasında veya başka zamanlarda kınlan, ayrılan, yaralanan dallar ise ağaçlarda kuru olarak bırakılmamalı, ağaçtan uzaklaştırarak yara yerleri macunlanmalıdır. Budama aynı zamanda kaliteli meyve elde edilmesi için de vazgeçilmez bir uygulamadır. HASTALIK - ZARARLILAR VE MÜCADELESİ Kirazlarda yaygın olarak görülen hastalıklar bakteriyel kanser Pseudomonas syringae, dal yanıklığı Pseudomonas morsprunorum ve monilyadır Monilia taxa. Kiraz yetiştiriciliğinin yaygın olduğu yerlerde bakteriyel kanser daha tahripkar ve endişe vericidir. Henüz tamamen kontrol edilebilir olmamakla beraber, bazı tedbirlerle şiddet ve zararı azaltılabilmektedir. HASAT Kiraz hasadı fazla işgücü isteyen bir iştir. Geniş bahçelerde hasat konusu önceden planlanmalı ve zamanında bitirilmelidir. Bazen hasadın iki defada yapılması da gerekebilir. Meyve özelliği bakımından kiraz ne erken ne de geç hasat edilebilir. Erken hasat edildiğinde açık renkli, az tatlı ve küçük meyve elde edilir. Geç kalındığında ise, kirazın dayanıklılığı azalır, meyve yumuşar, kararır ve saplan kurur. Bu yüzden tam zamanında hasat edilmelidir. Bakım şartlan "iyiyse, hasattan önceki 8-10 gün içerisinde çok önemli miktarlarda irilik, miktar artışı sağlanabilir. Sapsız olarak da hasat yapılmaz. Satışta kirazın saplarının yeşil olması arzu edildiğinden, saptan tutularak sapın örselenmesine meydan vermemelidir. Meyvenin koparıldığı yerde gelecek yılın meyve gözleri de bulunduğundan, çıtanakların tartmamasına özen gösterilmelidir. Toplama kovalan çok büyük olmamalı, içerisine yumuşak bez veya havalı plastik geçirilerek berelenme ve ezilme önlenmelidir. Biriktirme kasaları bahçenin en gölge ve serin yerinde olmalı, toplanan meyveler güneşte bırakılmamalıdır. Seçim ve ambalajlama bahçede yapılacaksa, uygun olmayan meyveler hemen ayıklanmalıdır. Yoğun olarak kiraz yetiştirilen bölgelerimizde pazarlama sorunu yoktur. İhraç edilecek kirazlar bazı işlemlerden geçmek zorundadır. Ön soğutma bu işlemlerin en önemlisidir ve bu işlem yapılmadan rekabete dayalı ve gerçek değerde ihracat yapılması imkansızdır. Ön soğutma işlemi ciddi çalışan ihracatçılar tarafından yapılmaktadır. Ön soğutmada kirazlar kısa bir sürede 8 dakika 4 derecenin altında soğutulurlar. Böylece bozulmalar önlenmiş, dayanıklılık artırılmış ve meyvelere dinçlik kazandırılmış olur. Daha sonra kirazlar soğuk zincirin dışına hiç çıkmadan seçilir, boylanır ve Pazar isteklerine göre ambalajlanırlar. İhraç edilecek kirazlarda bazı özellikler bulunmalıdır ? Ürün iri iyi kaliteli ve homojen olmalıdır ? Meyveler çeşide has renk ve tat da olmalıdır. ? 0900 Ziraat çeşidi için meyve çapı 24mm. den fazla olmalıdır. ? Meyveler tozsuz, kirşiz, eziksiz, yarasız ve saplı olmalıdır. ? Meyvede insan sağlığına zararlı ilaç kalıntısı olmamalıdır. ? Seçim çok iyi yapılmalı, ambalaj iyi malzemeyle yapılmalıdır. ? Kirazlar kesinlikle kurtsuz olmalıdır. umarım yardımcı olmuşumdur Hayat fırtına demek değil, fırtınanın altında dans öğrenmektir.
Soru Cevap1 yıl önce1 Cevap2708 Kezsebzeler tahıllardan farklı olarak ne isteyen ürünlerdir sorusunun cevabı nedir? Bu soruya 1 cevap yazıldı. Cevap İçin Alta Doğru İlerleyin. İşte Cevaplar BİLGİNİN IŞIĞI2021-06-09 011803Cevap Sebzeler tahıllardan farklı olarak ne isteyen ürünlerdir sorusunun cevabıSebzeler tahıllardan farklı olarak SU yeşil yapraklı bitkiler kendi besinlerini üretmek için fotosentez üretirler. Fotosentez içinde gerekli maddelerden biri ise olgunlaşma döneminde yaz sıcagı isterler ve kuraklık isterler. Bu cevaba 0 yorum yazıldı. Soru Ara? den fazla soru içinde arama YazBilgilendirme 2022 yılı YKS, AÖF, AUZEF, ATA-AÖF, AÖL, LGS, AÖO, AÖIHL-MAÖL, YDS, TUS, MSÜ, ALES, KPSS, İSG, YKS, DGS, EUS, TYT, AYT, ADES, ADB, Amatör Denizcilik Eğitimi Sınav takvimleri belli
TARIM ÜRÜNLERİ ve YETİŞME KOŞULLARI A. TAHILLAR Buğday Orta kuşakta yarı kurak iklim bölgelerinde yetişen ve ülkemizde en yaygın üretilen tarım ürünüdür. • İlkbahar döneminde filizlenmek ve büyümek için yağış, yaz döneminde ise olgunlaşmak için kurak ve sıcak bir ortam ister. • Kışların aşırı soğuk geçmediği yerlerde sonbaharda, Doğu Anadolu’nun soğuk yerlerinde ilkbaharda ekilir. • Akdeniz ve Ege kıyılarında Haziran ayında, İç Anadolu’da Temmuz’da, Doğu Anadolu’da Ağustos’ta hasat edilir. • Türkiye’de en fazla üretim İç Anadolu Bölgesi’nde yapılır. Konya, Ankara ve Adana ise il olarak ilk üç sırayı paylaşır. • Karadeniz kıyılarında yazların yağışlı geçmesinden, Doğu Anadolu’nun yüksek yerlerinde ise yazların serin geçmesinden dolayı üretilemez. Arpa Türkiye’de buğdaydan sonra en çok üretilen tahıl ürünüdür. Buğdaya göre, biraz daha soğuk ve kurak şartlarda ve nispeten mineral oranı az olan topraklarda yetişir. Buğdaya göre, daha kısa sürede olgunlaşır 80 - 90 gün Bu nedenle buğdayın yetişmediği Erzurum - Kars plâtolarında 2000 - 2200 m ye kadar yetişebilir. Üretim alanları genelde buğday ile paralellik gösterir. Türkiye üretiminin yarıya yakın kısmını İç Anadolu karşılar. Çavdar Tahıllar içerisinde soğuğa en dayanıklı olanıdır. Bu nedenle, buğday ve arpanın yetiştirilemediği serin ve yüksek yerlerde yetiştirilebilir. Ülkemizde en çok, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde üretilir. Yulaf Yulaf, sıcak ve kurak şartlarda üretildiği gibi, serin bölgelerde de yetişebilir. Daha çok bisküvi ve yem sanayiinde kullanılır. Ülkemizde daha çok İç Anadolu, Marmara ve Çukurova’da yetiştirilmektedir. Mısır Yaz döneminde yağış alan veya sulama yapılan sahalarda yetiştirilir. En uygun iklim, yaz yağışlarının olduğu Karadeniz iklimidir. Bu özelliğinden dolayı arpa ve buğday tarımından farklılık arzeder. Mısır, ülkemizde Karadeniz kıyı şeridinde, Marmara’nın kuzey kesimlerinde tabii olarak yaz yağışlarıyla yetişebilirken, bunun dışındaki Akdeniz, Ege ve diğer iç bölgelerde yazın sulamayla yetiştirilir. Son yıllarda, mısırın yem ve yağ sanayiinde kullanımının artmasıyla, özellikle Çukurova’da üretimi yaygınlaşmıştır. Bunun sonucunda da Akdeniz Bölgesi mısır üretiminde, Karadeniz Bölgesi’ni geçmiştir. Pirinç Çeltik Yetişme süresi boyunca yüksek nem ve sıcaklık isteği vardır. Türkiye’de üretim, genelde akarsu boylarında ve alüvyal ovalarda yaygındır. Yetişme döneminde çoğu zaman suyun içinde kalması gerektiğinden üretim zordur. En fazla, Edirne’de Meriç ve Ergene nehirlerinin kenarlarında, daha sonra Samsun, Çorum, Kastamonu, Adana, Diyarbakır gibi illerimizden geçen akarsu kenarlarında yetiştirilir. B. BAKLAGİLLER Mercimek Yetişme döneminde yağış, olgunlaşma döneminde sıcak ve kurak iklim ister. Her türlü toprak koşullarına dayanıklıdır. Ülkemizde kırmızı mercimek en fazla Güneydoğu Anadolu’da %95, yeşil mercimek ise İç Anadolu Bölgesi’nde %75 üretilir. Nohut Yarı kurak iklim şartlarında yetişebilen nohut, en fazla İç Anadolu, Akdeniz, İç Ege ve Güneydoğu Anadolu’da üretilir. Baklagiller içerisinde en fazla üretim miktarına sahiptir. Fasulye Yüksekliği 2000 m yi aşmayan ve yaz döneminde sulanabilen tüm sahalarda yetiştirilir. En önemli yetişme alanları, kıyı bölgelerimizdeki ovalardır. Özellikle Çukurova ve Antalya ovaları ile Güney Marmara Bölümü’ndeki ovalarda fasulye tarımı yaygın olarak yapılır. İç bölgelerimizde ise, akarsu boylarındaki bahçelerde yetiştirilir. Yıllık fasulye üretimimiz 200 bin ton civarındadır. C. SANAYİ BİTKİLERİ Tütün Kıraç toprakları seven, yetişme döneminde nem ve yüksek sıcaklığa ihtiyacı olan bir bitkidir. Türkiye’nin genelinde iklim ve toprak yapısı tütün üretimine elverişlidir. Fakat, kalitesinin azalmaması için devlet ekim alanlarını belirlemekte ve kaliteye göre fiyatlandırma yapmaktadır. Bu yüzden üretimde yıllara göre dalgalanmalar azalmaktadır. Tütün üretiminin % 50'den fazlası Ege Bölgesi’ndeki Manisa, İzmir, Denizli, Muğla ve Uşak gibi illerde yapılır. Karadeniz Bölgesi’nde Samsun, Amasya, Tokat ve Sinop çevresinde, Güneydoğu Anadolu’da Diyarbakır, Siirt, Batman çevresinde, Marmara’da Balıkesir, Bursa çevresinde, Doğu Anadolu’da Malatya, Muş, Bitlis çevresinde de tütün üretimi yapılmaktadır. Pamuk Yetişme döneminde yağış, olgunlaşma döneminde sıcak ve kurak iklim ister. Ürün verdiği dönemlerde tabandan sulanması gerekir. Bu dönemdeki yaz yağışları ürünün kalitesini düşürdüğü için Karadeniz kıyılarında yetiştirilemez. Ayrıca yüksek yaz sıcaklığı istediği için, iç bölgelerimizdeki üretimi Akdeniz ve Ege bölgeleri kadar gelişmemiştir. Pamuk, ülkemizde en fazla Kıyı Ege ovalarında, Çukurova, Hatay, ovalarında üretilir. Bir kısmı da Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki ovalarda üretilmektedir. Şekerpancarı Ülkemizde şekerpancarı üretimi, 1926 yılında Uşak ve Alpullu şeker fabrikalarının yapılmasıyla başlamıştır. Şekerpancarının fazla sıcaklık isteği yoktur. Ancak, yetişme ve ürün verme döneminde tabandan sulanması gerekir. Bu sebeple, üretim alanlarında mutlaka sulama imkânı gelişmiştir. Üretimi en fazla, İç Anadolu Bölgesi’nde yapılır. Daha sonra Orta Karadeniz, Marmara, Doğu Anadolu ve İç Ege çevresinde üretilir. Fazla yağıştan hoşlanmadığı için Karadeniz kıyılarında, aşırı sıcak ve kurak olan G. Doğu Anadolu’da ve yüksek gelir getiren ürünler bulunduğundan Ege ve Akdeniz kıyı ovalarında yetiştirilmemektedir. Çay Tropikal iklim bölgelerinin tarım ürünüdür. Nemli sıcak veya nemli ılıman iklim koşullarında tarımı yapılabilir. Türkiye’deki çay üretiminin tamamını Karadeniz Bölgesi karşılar. Doğu Karadeniz’de Rize çevresi en önemli çay üretim merkezidir. Artvin, Trabzon, Giresun ve Ordu illerinin yer yer 10 - 20 km içerilerekadar kışı şeridinde, 300 - 400m. yüksekliklere kadar çay tarım alanları oluşturulmuştur. Böylece çay tarım alanları genişlemiştir. Haşhaş Uyuşturucu yapımında kullanılmasından dolayı, devletin denetimi altında, sınırlı alanlarda ve az miktarda yetiştirilen bir bitkidir. Ekim döneminde 7 - 8°C, olgunlaşma döneminde 12 - 13°C sıcaklık isteği vardır. Kapsüllerinin toplandığı dönemler olan yaz mevsiminde yağış istemez. Ülkemizde üretim, İç Ege’deki Afyon, Kütahya, Uşak, Denizli illerinden elde edilir. Keten - Kenevir Tropikal bölgelerin bitkisi olan keten - kenevirin liflerinden keten kumaşı ve kot bezi yapılır. Ayrıca kenevir tohumundan, yağ çıkarımında faydalanılır. Keten - kenevirden uyuşturucu da yapıldığından devletin kontrolü vardır. Keten - kenevir üretimi daha çok, Batı Karadaniz’deki Kastamonu, Sinop ve Zonguldak çevresinde ve Marmara’da Kocaeli çevresinde yapılır. D. YAĞ BİTKİLERİ Zeytin Akdeniz ikliminin tabii bitkilerindendir. Yabani zeytinin Delice aşılanmasıyla kültür zeytini elde edilir. Soğuğa karşı duyarlı olduğundan, kışların ılık geçtiği ve don olaylarının görülmediği Akdeniz, Ege, Güney Marmara ile Karadeniz’in bazı kıyı kesimlerinde yetiştirilir. Ülkemizde zeytin en fazla Ege Bölgesi’nde % 60 üretilmektedir. Güney Marmara kıyıları Gemlik- Mudanya ile Akdeniz kıyıları ve Kilis çevresinde de yoğun olarak yetiştirilir. Ayçiçeği Yetişme döneminde yağış, olgunlaşma döneminde güneşli bir iklim ister. Olgunlaşma döneminde yağış istememesinden dolayı, Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kesimlerinde yetiştirilemez. Diğer bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. Ayçiçeği üretiminin % 70'e yakın kısmını Marmara Bölgesi’nde başta Tekirdağ ve Edirne olmak üzere Kırklareli, Balıkesir, Bursa illeri karşılar. Daha sonra, İç Anadolu Bölgesi ve Orta Karadeniz Bölümü gelir. Soya Fasulyesi Yağı insan beslenmesinde, unu ise yem olarak kullanılan soya, en çok Akdeniz Bölgesi’nde %90 üretilir. Yetişme devresi kısa olduğundan ikinci ürün olarak ekilir. Susam Ilıman iklim bölgelerinde tarımı yapılmaktadır. Türkiye’de Marmara, Ege, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu gibi sıcak bölgelerde üretilir. Yerfıstığı Meyveleri toprak içinde olgunlaşır. Sıcak ve nemli iklim şartlarında ve gevşek topraklarda tarımı yapılır. Türkiye’de yerfıstığı üretiminin % 90'ını Akdeniz Bölgesi’ndeki Adana, Hatay, ve Mersin illeri karşılar. Ege ve Marmara ovalarında da üretilir. E. YEM BİTKİLERİ Yonca, yulaf, fiğ, burçak ve korunga gibi bitkilere yem bitkileri adı verilmektedir. Türkiye’de ahır hayvancılığının gelişmesi ve et üretiminin artmasında yem bitkilerinin ayrı bir önemi vardır. Çünkü ülkemizdeki çayır ve meralar yetersizdir. Yem bitkilerinden kuru ve yaş olarak istifade edilir. Daha çok Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde üretilen yem bitkileri, fabrikalarda işlenerek kullanıma hazır hale getirilir. Besi hayvancılığında kullanılır. F. SEBZECİLİK Türkiye’de hemen her tür sebze yetiştirilmektedir. Sebze tarımı, tahıllardan farklı olarak sulama isteyen ve yoğun emek harcanarak üretilen ürünlerdir. Ayrıca kışın seracılık sayesinde üretimi devam ettirilerek kesintiye uğramaz. Sebze üretiminde ilk sırayı Akdeniz Bölgesi alır. Bu bölgemizde kışlar ılık geçtiğinden seralarda kışın bile sebze üretilebilir. Ayrıca tarla sebzeleri de ilk önce bu bölgemizde üretilir. Turfanda sebzecilik ise, bir mevsim başı üretim faaliyetidir. Bazı sebze ve meyvelerin, açık hava koşullarında erkenden yetiştirilip pazarlanması esasına dayanır. İlkbaharın erken başladığı yörelerimizde, sebze ve meyveler erken olgunlaşırlar ve 30 - 40 gün önceden pazarlara sunulurlar. Bu üretim faaliyetine turfanda sebzecilik, bu sebzelere de turfanda sebze denir. G. MEYVELER Fındık Ilıman iklim bölgelerinin bitkisidir. Kış sıcaklığının 5 - 6°C, yaz sıcaklığının da 20 - 25°C olduğu ve yıllık 1000 - 1500 mm yağış alan, ılıman ve serin iklim bölgelerinde yetişir. Don olayı ve yaz kuraklığı verimi düşürür. Ülkemizde fındık tarımı, Karadeniz kıyılarında yaygındır. Özellikle Ordu, Giresun ve Trabzon illeri üretimin yarısından çoğunu sağlamaktadır. Daha sonra, Bolu ve Zonguldak illeri gelir. Karadeniz Bölgesi toplam üretimin % 80 den fazlasını karşılar. Marmara Bölgesi’nde de Sakarya ve İzmit çevresinde fındık üretimi yapılır. Turunçgiller Narenciye adı da verilen bu ürünler portakal, mandalina, limon, greyfurt ve turunçtan oluşur. Anavatanı Güneydoğu Asya’dır. Soğuğa karşı çok hassastırlar. Kışın sıcaklığın 0°C nin altına düşmediği bölgelerde yetişebilir. Ayrıca, yüksek sıcaklık ve bol su isteyen bir bitkidir. Bu özelliğinden dolayı turunçgil tarımı deniz kenarlarında yaygınlaşmıştır. Akdeniz Bölgesi’nin kıyı kesimi üretimin % 85'ini verir. Geri kalanı ise Ege kıyılarındaki Muğla, İzmir, Aydın illeri sağlar. Kışları ılık geçtiğinden bir miktar da Rize kıyılarında yetiştirilir. İncir Anavatanı Doğu Akdeniz kıyılarıdır. Kışların ılık, yazların sıcak geçtiği, yıllık yağışın 600 - 700 mm olduğu denizel iklimlerde rahatça yetişebilir. Soğuğa karşı hassas olduğundan iç bölgelerimizde fazla yetiştirilemez. İncir, en fazla Ege Bölgesi’ndeki Aydın ve İzmir çevresinde üretilir. %90 Bundan başka, az miktarda Akdeniz ve Karadeniz kıyıları ile, Güney Marmara ve G. Doğu Anadolu’da üretilir. Üzüm Kışın -40°C sıcaklığa kadar dayanır. Yazın sıcaklığa ve kuraklığa dayanıklı bir bitki olduğundan ülkemizde hemen her bölgede yetiştirilir. Yazların yağışlı geçmesinden dolayı Karadeniz kıyılarında ve Doğu Anadolu’nun sıcaklığı yetersiz yüksek yerlerinde yetiştirilemez. Üretim en fazla Ege Bölgesi’nde yapılmaktadır. G. Doğu Anadolu, İç Anadolu, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde de üretilir. Özellikle Ege Bölgesi’nde Manisa, İzmir, Denizli yörelerinde üretilen çekirdeksiz üzüm kurutularak önemli bir kısmı ihraç edilir. Üzüm, soğuğa ve kuraklığa dayanıklı olduğundan, ülkemizde elma ile birlikte en yaygın olan meyvedir. Elma Türkiye’de üzümle birlikte en çok yetiştirilen bir meyvedir. Çiçek açma döneminde düşük sıcaklıklardan etkilenir. Diğer dönemlerde -35°C ye kadar dayanabilir. Az kireçli ve derin topraklarda yüksek verim sağlar. Elma üretimi, İç Anadolu’daki Niğde, Nevşehir, Konya çevresinde, Orta Karadeniz’de Amasya çevresinde, Akdeniz’de Isparta, Antalya ve Burdur çevresinde yaygındır. Muz Tropikal bölge bitkisidir. Yetişmesi için yüksek sıcaklık ve bol nem gereklidir. Düşük sıcaklıklarda yetişemez ve don olayına karşı en hassas bitkidir. Türkiye’de, sadece Akdeniz Bölgesi’nde Antalya - Mersin arasındaki çok dar bir kıyı şeridinde tarımı yapılabilir. Antep fıstığı Dünya’nın oldukça sınırlı bölgelerinde yetişen ve meyvesi kuru yemiş olarak kullanılan bir bitkidir. Yaz kuraklığına ve sıcaklığına dayanıklı bir bitkidir. Ülkemizde en fazla Gazi Antep, Şanlı Urfa ve Siirt çevresinde üretilmektedir. Kayısı Ülkemizde karasal iklim bölgelerinin alçak yörelerinde yetiştirilmektedir. Kayısı üretimi en fazla Malatya, Elazığ, Konya, Ankara ve İzmir illerinde yapılır.
Sebze sağlık ve fayda açısından gün geçtikçe gastronomi uzmanlarının çok önemsedikleri ve tavsiye ettikleri bir malzeme grubudur. Türkiye gastronomi açısından hem endemik-yerel, hem konvansiyonel çeşit açısından çok zengin bir tarım kültürüne çeşitliliğine sahiptir. Özellikle cırgalan biberi Cırgalan hisar domatesi Hisar-Kütahya, soğanı Hasankale-Erzurum, ispir fasulyesi İspir-Erzurum, taş köprü sarımsağı Taşköprü-Kastamonu, yamula patlıcanıYamula vs. nitelikli endemik-yerel, yöresel ve doğal sebzeler ve türler gastronomi de farklı tat ve lezzet açısından bulunmaz katma değer ve mutfak sanatı imkanı sağlamaktadır. Türkiye’de üretilen sebzelerin endemik-konvansiyonel tohum çeşitliliği konusunda, açık tarla, örtü altı, topraklı-topraksız üretim metot çeşitliliği; organik, konvansiyonel, globalGAP gibi tarımsal üretim proses çeşitliliği ve sertifikalı üretim imkanları açısından oldukça geniş tecrübeye sahip bir sektörel potansiyele sahiptir. Bu zengin çeşitlilik beraberinde besleme ve koruma açısından da, çok çeşitli gübre ve besin kullanma zaruretini ortaya koymaktadır. Toprağın yapısına göre toprak düzenleyicilerden yaprak gübrelerine kadar çok çeşitli besinlerin kullanıldığı bu sektörde, açık tarlalarda sebze yetiştiriciliğinde Türkiye topraklarının organik madde açısından zayıf olmasından dolayı her yıl dekara 3-4 ton yanmış organik ahır gübresi kullanılmaktadır. Her tarlada/bahçede olduğu gibi, toprağın sebze dikimine hazırlanmasında, önce toprak analizine bakılmalıdır veya yaptırılmalıdır. Sebze toprak analiz için yüzeyden, 15 ve 60 cm derinliklerden alınacak toprak numuneleri üzerinden analiz yapılmalıdır. Toprağın özelliklerini, sebzelerin türlerini göz önünde bulundurarak, toprağın su tutma özelliğinin arttırılması için zeolit yanında toprak düzenleyici ve ayrıca organik madde takviyesi için fosil kaynaklı yavaş çözünen leonardit de kullanılmaktadır. İklim şartlarına göre, ege bölgesinde olduğu gibi bölge farklılıklarına göre, azotlu gübrelerin, fosforlu gübrelerin, analiz sonuçlarının ortaya koyduğu ihtiyaca göre, asgari miktarda toprağa karıştırılması gerekmektedir. Her bitkide olduğu gibi sebzelerde de toprak sıcaklığını da göz önünde bulundurarak sebze türünü veya tohumunu seçmek, buna göre gübreleme yapmak, hastalık ve zararlılarla mücadele etmek, bitki ihtiyaçlarına göre gübreyi suyu ayarlamak gerekmektedir. Her zaman her bitkide olduğu gibi sebze üretiminde yüksek verim önce doğru beslemek, doğru sulamak, sonra sağlıklı korumak ile mümkündür. Türkiyede, seralarda yani örtü altında ve açık tarlada üretilen sebzelerin başında domates, biber, hıyar, patlıcan, fasulye gelmektedir. Bu sebzelerin ton başına verimi ortalama olarak, örtü altında 15-30 ton iken açık tarlada, 4-10 ton olarak hasat edilmektedir. Türkiye Sebze Üretimi Sebze üretimi Türkiye’de önemli bir tarım koludur. Ülkemiz gerek toprak ve su kaynakları potansiyeli yönünden gerekse çok farklı mikro klimatik bölgeler yönünden tropik bitkiler hariç pek çok sebze türünü yetiştirme olanağına sahiptir. 2004 yılı toplam sebze üretimi FAO verilerine göre 25, 6 milyon ton.’dur. 1995 yılı toplam sebze üretiminin 18,9 milyon ton olduğu dikkate alınırsa; son on yılda sebze üretiminin % 36 oranında artış gösterdiği görülmektedir. DEİK verilerine göre Türkiye’de 831 bin ha. alanda sebze tarımı yapılmakta olup, sebze üretimi, hemen her bölgeye yayılmış olmakla birlikte, bölgenin ekolojik yapısına ve büyüklüğüne bağlı olarak toplam üretim içindeki oranı değişmektedir. Ticari amaçla yapılan sebze üretimi bazı bölgelerde yoğunlaşmaktadır. Ege, Akdeniz ve Marmara bölgeleri sebze üretiminin en fazla yapıldığı bölgeler olup, tür ve çeşit yönünden en zengin bölgeleri oluşturmaktadır. Bu bölgeleri Marmara ve Orta Anadolu’nun kuzey bölgeleri, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu, Orta Anadolu’nun Doğu Bölgeleri, Orta Anadolu’nun güney bölgeleri ve Doğu Anadolu’nun kuzey bölgeleri izlemektedir. Bölgeler içerisinde verimlilik bakımında Akdeniz Bölgesi ilk sırada olup, ardından sırasıyla Ege, Marmara ve Karadeniz Bölgeleri gelmektedir. Örtüaltı Sebze Yetiştiriciliği Serin-soğuk iklim kuşağındaki ülkelerde seracılık iklim kontrollü seralarda modern teknolojilerle yapılmakta, Akdeniz ülkelerinde ise, üretim ekolojik koşullara bağlı olarak gelişmekte ve bazı ülkelerde sera tarımında teknoloji kullanım düzeyinin düşük olduğu görülmektedir. Türkiye’de de teknoloji kullanımı bakımından diğer önemli Akdeniz ülkelerine benzer bir durum göstermektedir. Türkiye’de örtüaltı alanlarında ülke genelinde soğuk seracılık denen ısıtmasız seracılık yapılmaktadır. Bu nedenle de örtüaltı yetiştiriciliği genellikle iklimin uygun olduğu kıyı bölgeleri ve mikroklima alanlarında yaygınlık kazanmıştır. Ülkemizinde içinde bulunduğu Akdeniz iklim kuşağı ülkelerinde ise toplam örtüaltı alanının ha’dan fazla olduğu; sera ve yüksek tünel alanlarının ise ha dolaylarında olduğu bildirilmektedir. Türkiye bu ülkeler içerisinde alçak plastik tünel alanları bakımından Mısır’dan sonra ikinci, sera alanları bakımından ise İspanya ve İtalya’ dan sonra üçüncü sırada yer almaktadır. Rakip ülkelere göre sıcaklık değerlerinin uygunluğu, ışık miktarının çokluğu, nakliye yönünden avantajları, işgücü sorunu olmaması gibi üstünlükleri nedeniyle büyük fırsatlara sahiptir. Sebzelerde Besleme ve Online Bahçe Yönetimi Her bitkide olduğu gibi sebzelerde pazar ve besin değerinin arttırılması, yükseltilmesi, o ürünün iyi, sağlıklı ve doğru beslenmesi ile ancak mümkündür. Ufuk Tarım’ın İnternet sitesinde ki beslenme programla bu hassasiyet ile hazırlanmıştır. Her bitki türüne özel, het çiftçiye/üreticiye özel, bitkinin büyüme dönemine göre özel, iklim durumuna göre özel, sulama imkanlarına göre özel, toprak özelliklerine göre özel besleme programları ve besleme ürünleri önerilmektedir. Aşağıdaki bilgi formunu dolduran her üreticiye özel besleme programları hazırlanır. Üretici istendiği takdirde bahçe/ tarla online takibe alarak, tohumdan hasada kadar ilgilenilir, anlık veya beklenmedik olumsuz/olumlu etkilere karşı besleme-ön koruma programları ve çözüm önerileri desteği verilir. Tarla/Bahçenin Yeri Adres veya bölge Bitkinin Türü Domates, Buğday, Yonca, Elma, Fındık vs. Bitki Üretim Şekli Açık Tarla, Sera, Topraksız Tarım, Diğer Toprak Türü Kireçli, Alkali vs. Toprak Analiz Raporları Su Özelliği Yeraltı Suyu, Kaynak Su, Akarsu vs. Sulama Şekli Damla Sul., Yağmurlama, Salma Sul., Diğer ve Su Analiz Rap. Toplam Alan Kaç Dönüm Son Sezonda Verim Ton/Dönüm veya Kg/Ağaç vs. Son Sezonda kullanılan gübreler ve mevcut sorunlar Kullanılacak tohum, araç gereç, mekanik imkânlar, arazi şartları, sulama vs. gibi üreticiye mahsus imkânlar vardır. Bu sebeple aşağıdaki değişik imkânlara/şartlara göre özel reçeteler hazırlanır.
sebzeler tahıllardan farklı olarak ne isteyen ürünlerdir